Yazı
NATOculuğun Parası ve Korkusu
T24'te yayımlanan ölü doğmuş bir NATO yazısı, liberal aklın rızayı nasıl ürettiğini gösteriyor: kurumsal gazeteyle değil, influencer'ların dağıttığı hap bilgiyle ve parçalanma korkusuyla. Kökünde ise USAID-Soros ağının ve ayrıcalıklarının halkçı bir rejimde deşifre olma korkusu var.
Limbo # Zeki Avci ile A'dan Z'ye Natoculuk. ↗T24'te Ali D. Ulusoy'un kaleme aldığı yazı on beş yıl önce yazılmış gibi duruyor, ama tarihi bugün atıyor. NATO karşıtı olmak demokrasiden uzaklaşmaktır, çıkarsak bizi Rusya'ya, Çin'e, İran'a benzetirler, bu devirde bir demokratın NATO'ya karşı olması mantıksızdır: on beş yıllık liberal ezberler paragraf paragraf, arka arkaya diziliyor . İlk okuyuşta jumpscare gibi geliyor, çünkü bu argümanların çoktan gömüldüğünü sanıyorduk. Gömülmemişler. İşin dehşet verici tarafı da bu iman: kendi siyasi akidesine bu sağlamlıkla tutunan başka bir hareket olsaydı, Türkiye çoktan başka bir yer olurdu .
Yazının ölülüğü aldatmasın. Mesele Isparta'daki AKP seçmeni değil; bu metin, var olmayan bir orta sınıfın, daha doğrusu kendini orta sınıf sanan eğitimli orta direklerin ve kent emekçilerinin bir kesiminin kafasını temsil ediyor . Toplumsal rıza üretilirken hep sağı, Cumhur İttifakı'nı düşünürüz: bu insanlar buna nasıl ikna oldu diye. Oysa asıl bakılması gereken, muhalefetin neye ikna olduğu . Yirmi beş yıldır aynı konjonktür bizi yenilmeye mahkûm ediyorsa, muhalifler belli ki yanlış şeye ikna oluyor . Bu yazı, o yanlış ikna edilmenin kataloğu.
Buraya itiraz kolay, hatta itirazı en baştan Zeki'nin kendisi kuruyor: kaç kişi gazete okuyor ki bu fikirlerin bir değeri olsun, bırak T24'ü, en iyisinden en kötüsüne herhangi bir gazeteyi ? İlk bakışta doğru. Ama Zeki itirazını kendi kesip cevabını da veriyor: "AB neden önemlidir, NATO neden önemlidir" diye giden bu yazıların dalga dalga yayılan bir etkisi var, muhalif kitlelerin gündelik sohbetine, hatta gündelik korkularına sızıyor . Etkilenen adam Isparta'da kahvehane işleten MHP'li değil; Zeki'nin işaret ettiği kesim bambaşka bir yerde duruyor:
Bu yazıdan etkilenenler internette zaten belli düzeyde fikir üretmesi gereken insanlar.
İşte bu kesim argümanları eve taşıyor, bayram ziyaretinde aynı cümleleri tekrarlıyor. O yüzden bunları yanıtlayabilmek için insana fikirsel bir cephane vermek gerekiyor . Hoş bir gereklilik değil, ama gerçek.
NATOculuğun tek bir kanalı yok; her bloğa ayrı ayrı, o bloğun korkusuna göre satılıyor . İslamcıya İran ve Şii tehdidiyle satıyorsun: din düşmanlarıyla mücadele lazım, üstüne akıl dışı biçimde İsrail'le de mücadele lazım deyip adamı NATO'ya ikna ediyorsun, oysa bir numaralı İsrail destekçisi yapı zaten NATO'nun kendisi . Milliyetçiye antikomünizmle: komünist tehdit bitti, yerine Rus tehdidi kondu. Yeni-Osmanlıcılıkla bir kesim, Turancılıkla başka bir kesim. Ve asıl kritik hedef, CHP'yi destekleyen, aslında sosyal demokrat olması gereken okumuş kesim: ona "köpekçe bir Avrupacılık" satılıyor . Bunun tutkalı bir travma: NATO'yu ben de sevmiyorum ama bunun içinde olmasak bizi parçalarlar. Abdülhamid'den kalma, Balkan Savaşları'nda ve Birinci Dünya'da iliklerine kadar yaşanmış gerçek bir korku bu; nüfusun yarısı Kafkas, yarısı Balkan göçmeni olan bir ülkede toplumsal hafızada hâlâ canlı . Türkiye sağı da bu yarayı sürekli kaşıyor: bölünürüz, parçalanırız.
Oysa asıl soru bu kitleye hiç sorulmuyor: son yirmi yılda kim kimi parçaladı? Türkiye'nin Suriye'yi parçalaması gerçek; NATO'nun bir aygıt olarak Libya'yı, Suriye'yi, Afganistan'ı parçalaması gerçek .
Parçalayan taraf NATO yani burada aslında. Ama biz parçalanmakla korkutuluyoruz.
Bu rızayı dağıtan aygıt ise ötekilerinkine benzemiyor. Milliyetçilikte iş kurumsaldır: MHP'nin kaç yıllık geleneği, belli bir gazetesi, belli bir yayını vardır. Türkiye solu ya da İslamcılar da az çok sistematik, yazılı bir ideolojik üretimle kendini yeniden üretir. Liberal akıl bunu yapmaz; kendini sistematik bir ideolojik yazınla üretmiyor bile . Onun yerine hap bilgi var: adam gazete okumaz ama o hap bilgiyi gün içinde Nevşin Mengü'den, Özlem Gürses'ten, Cüneyt Özdemir'den alır . Liberalin "üstatları", "hocaefendileri" bu influencer'lardır; ideoloji kurumdan değil, bireyden akar.
Liberaller çok daha fazla bireysel influencer'ın kapasitesiyle hareket ediyorlar.
Adı geçen isimler kim?
Üçü de ana akım televizyondan dijital yayıncılığa geçmiş, YouTube ve sosyal medyada geniş takipçili gazeteci-yorumcular. Nevşin Mengü (Habertürk kökenli) kendi kanalından siyaset-ekonomi yorumu yapıyor; Cüneyt Özdemir ve Özlem Gürses benzer profilde. Ortak nokta: kurumsal bir yayın hattı değil, kişisel kanaat.
Ve para. USAID gerçek bir şey; USAID fonları, AB fonları var, adı anılmayacak bazı yapılar bu fonlardan hayli beslendi ; bu fon kesilirse ne yaparız korkusu da tam buradan besleniyor . Bu, liberal NATOculuğun kanaat katmanının altındaki maddi tabaka. On beş yıl önceye, 2010 anayasa referandumuna bakınca zemin netleşiyor: o paket, tamamı Galatasaray Lisesi, Boğaziçi sosyoloji, Sorbonne çıkışlı, "yetmez ama evet"çi bir entelijansiya tarafından savunuldu . Ahmet İnsel pakete bakıp "bir kaşık suda kıyamet koparacak bir şey yok, hiçbiri Türkiye'yi mevcut demokrasisinden geri götürmez" demişti . Sonucun ne olduğu ortada .
2010 referandumu ve 'yetmez ama evet'
12 Eylül 2010 anayasa referandumunda AKP'nin paketini bir grup sol-liberal aydın "yetmez ama evet" diye destekledi; hayır diyen CHP ve solu "vesayetçi/Kemalist" olmakla eleştirdiler. Birikim çevresinden Ahmet İnsel, Murat Belge, Ömer Laçiner öne çıkan isimlerdi. Paketin yargıyı (HSYK ve Anayasa Mahkemesi) yeniden düzenleyen maddeleri sonraki yıllarda yürütmenin yargı denetiminin aracına dönüşünce, "yetmez ama evet" tavrı destekçilerinin bir kısmı için bir utanç konusu oldu.
Korktukları şey tam da bu geçmişin faturası. Gerçekten halkçı bir rejim onlar için soyut bir siyasi rakip değil, varlıklarını dayandırdıkları düzeneğe yönelen dolaysız bir tehdit:
USAID yardımları kesilecek arkadaşlar. NATO yardımları kesilecek. Bugüne kadar USAID yardımını kimin aldığı görünecek.
USAID ve 'Soros ağı' nedir?
USAID (1961'de kurulan ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı), Soğuk Savaş boyunca Washington'ın yumuşak güç aygıtı olarak dünya genelinde sivil topluma, medyaya ve kalkınma projelerine milyarlarca dolarlık hibe dağıtan kurum. Konuşmadaki "Soros ağı" / "Soros hücreleri" ise George Soros'un Açık Toplum Vakıfları'nı (Open Society Foundations) kasteder: hak temelli örgütleri ve sivil toplumu fonlayan, Türkiye dahil pek çok ülkede milliyetçi-muhafazakâr komplo söyleminin sabit hedefi olan bağış ağı.
Türkiye Fethullahçı şebekeye nasıl davrandıysa, bağımsız bir yargı benzer bir ajanlık ağını da aynı şekilde kovuşturur; "Soros hücreleri" denen yapıların bütün derdi bu . Bu kadar hararetli NATOculuğun kaynağı bir dış politika kanaati değil, kurdukları düzeneğin öz-savunması: parmaklarını sallamadan, Batı şirketlerinin acenteciliğini ve onların siyasal çıkarlarını savunarak zengin oluyorlar . Fethullahçıların başına gelenlerden feyz aldıkları için de korkuları somut . Sizi NATO'cu olmaya sevk etmelerinin, "çıkarsak şöyle olur böyle olur" diye korkutmalarının altında bu var.
Ve bu korku, dış politika kanaatlerinden çok gündelik davranışta okunuyor. Yıllardır soft AKP'li olduğu söylenen Nevşin Mengü, adı İmamoğlu dosyasına karıştıktan sonra bir ara ABD'ye kaçtı, ortalık sütliman olunca geri döndü . Sonrasında yayınlar bir anda silah endüstrisini övmeye, "al bayrak" hassasiyetleri sergilemeye başladı . Bir tanıdığının takipçisi, story'sine "hocam sizin geçen yayın niye A Haber'e döndü" diye yazacak kadar belirgin bir kayma bu . Can havliyle, can simidine sarılır gibi AKP'ye sarılmaktan, NATO'nun buradaki varlığını meşrulaştırmaktan çekinmiyorlar; geçen bir silah fuarını, NATO'yla entegre müthiş bir sistem diye deli gibi övüyorlar .
İleri Okuma
- Ali D. Ulusoy'un T24 köşesiTartışılan NATO yazısının yazarının köşesi.
- Manufacturing Consent (Herman & Chomsky, 1988)'Rıza üretimi' kavramının ve propaganda modelinin kaynağı.
- Balkan Savaşları (1912-13)Rumeli'nin kaybı ve Müslüman göçü: parçalanma korkusunun tarihsel çekirdeği.
- 'Yetmez ama evet'çilik: sol liberallerin 2010 tavrıReferandum bloğunun kimlerden oluştuğuna dair arka plan.
- USAIDAjansın kuruluşu ve işlevi.
- Open Society Foundations'Soros ağı' denen Açık Toplum Vakıfları.
- Nevşin MengüMetinde anılan liberal medya figürlerinden birinin özgeçmişi.