Bölüm
1930'ların Cumhuriyeti'ni altın çağ diye anlatan efsane kendi ölçütüyle bile tutmuyor: gerçek demokratik Cumhuriyet 1961 Anayasası'yla doğdu, 1971 muhtırası ve 1980 darbesiyle öldü. Bugün ayakta duran şey Cumhuriyet değil, sömürge tipi faşizmdir.
Budapeşte'nin siyasi sessizliğinden yola çıkıp Macaristan'ı bozkır kültürünün en batı ucu olarak okuyan bir analiz — resmi tarihin Hunyadi Yanoş ve Matthias Corvinus çağını nasıl öne çıkarıp steppe kökenini nasıl gizlediğini, Budapeşte'nin güçlü Yahudi cemaatini ve AB üyeliğinin ülkenin dinamik gençliğini nasıl boşalttığını, Türkiye'yle keskin bir karşıtlık içinde ele alıyor.
AKP'nin zayıfladığı dönemde CHP'ye yapılan operasyon siyasi bir darbedir; ama asıl dramatik olan, 19 Mart'ta halkın kendi inisiyatifiyle elde ettiği kazanımların ardından liderliğin hareketi kendi elleriyle söndürmesidir.
Kültür savaşı, sosyal demokrasinin yüz elli yıl önce icat ettiği numarayı bugün tekrarlıyor: bir hakkı savunmayı, ondan yararlanacak kesime duyulan düşmanlık üzerinden gayrimeşrulaştırıp sınıf mücadelesini kimlik cephelerine bölmek. Sosyal demokrasi Bismarck'tan Blair'e komünist tehdide karşı bir antidot olarak var oldu; tehdit kalkınca CHP de dahil pek çok parti neoliberalizmin aracına dönüştü.