Yazı

Darbe tezi ve pasifizasyon pratiği: 19 Mart'ta ne kaybedildi?

AKP'nin zayıfladığı dönemde CHP'ye yapılan operasyon siyasi bir darbedir; ama asıl dramatik olan, 19 Mart'ta halkın kendi inisiyatifiyle elde ettiği kazanımların ardından liderliğin hareketi kendi elleriyle söndürmesidir.

Limbo # Butlanlı Yayın

Ortaya atılan iddianın üzerini örtmeden başlayalım: Bu bir siyasi darbedir . Üstelik öyle pek de incelikli bir operasyon değil; AKP iktidarda zayıfladıkça, sandıkta yenileceği görüldükçe yargıyı devreye sokma refleksi. Buna karşı durmakta en ufak bir tereddüt yok . Ama karşı durmak, olanların nasıl olduğunu sormayı askıya almak anlamına gelmiyor.

Burada asıl anlatmak istenen şey şu: Bugün yaşananlar, dün atan tohumların meyvesidir. Normalleşmeden bu yana bak buraya varır dediğimiz her şey oldu . Üç yıldır tekrarlanan uyarılar gerçeğe dönüştüğünde, konuşma hakkı talep etmek fazla değil .

Bu bağlamda şunu söylemek gerekiyor: CHP kazandığında biz kazanmış sayılmıyoruz, ama CHP kaybettiğinde hepimiz kaybediyoruz . Bu Alper Taş'ın yorumu ve doğru. Burjuva demokrasisinden kalma son kırıntılara darbe yapılıyor; CHP'ye darbe yapılması birinci cumhuriyetin tamamen gömülmesi demek . Tabii ki karşısında durulacak. Ama sadece bunun karşısında durmak yeterli değil, ve "basitçe Özgür Özel'in arkasına dizilelim" demek de bu işi çözmez .


Sorun Özgür Özel'in kişisel cesareti ya da niyeti değil. Ortada imkânsızlıktan kıvranan bir muhalefet partisi de yok zaten. Belediyeleriyle, şirketleriyle, para rezervleriyle ciddi bir maddi gücün üzerinde oturan bir parti var . Ve bütün bu imkânların içinden muhalefet figürü olarak çıkagelen isim: Ali Mahir Başarır .

Ali Mahir Başarır kimdir?

Mersin milletvekili, CHP Grup Başkanvekili. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu; 2001'den bu yana ceza hukuku alanında avukatlık yapıyor. 2018'den itibaren TBMM'de görev yapıyor.

Yüz birim şey yapılabilecek yerde beş birim yapılıyor . Bu beş birimi alkışlayıp durmak, yapılabilecekleri "hafife almak" demektir aslında — tam tersi söylenirse de .

Özel'in kişisel konumunu da anlamak gerekiyor. Böyle bir parti bileşiminden, böyle bir delege ağından ve bunların yaslandıkları maddi zenginlikten ancak bu kadar çıkabilir . Çünkü karşısında iki farklı CHP var: biri patronların, zengin sülalelerin CHP'si; onlar hiçbir mücadele istemiyorlar, devletle uzlaşılsın istiyorlar . TÜSİAD ve benzeri sermaye grupları "sakın gürültü çıkarmayın, sakın sokağa inmeyin" diyorlar . Belediyeler üzerinden dönen ihale ağı var; zengin aileler buna taş konsun istemiyorlar. O yüzden Özgür Özel sürekli geri çekiliyor .

Öte yanda ise kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan emekliler var; her gün en önde onlar . Twitter'daki CHP'lilerle CHP'li vekillerin tavrı arasındaki açı giderek büyüyor . Halk mücadele etmek istiyor. Özgür Özel ise makam saygısından ve normalleşme refleksinden kurtulamıyor .


Bütün bu gerilim, 19 Mart'ta bir an için çözüldü — ama çok kısa sürdü.

19 Mart'ın ilk ve en somut kazanımı kayyumun atanamamasıdır . Belediyeye çökülememiştir. Bu nasıl oldu? Beyazıt'ta öğrenciler barikatı yıktılar, o alana doldular; CHP'nin orada miting yapmasını sağladılar . Halkın siyasetin parçası olmasıyla meydana geldi bu kazanımlar . Devletten değil, kurumlardan değil — sokaktan.

Sonrasında ne oldu? Özgür Özel o mücadeleyi veremedi. Verememesinin sebebi yine aynı: kendi içindeki sermaye odakları, CHP'li elitler bunu istemediler — tezgahları devrilecek diye . Ve Özel hareketi pasifize etti . Pasifizasyonun üzerinden şak diye ikinci faza geçildi .

Siyasette soyut temennilerin, dostluk hukukunun yeri yok . Siyasette sadece fizik kuralları geçerlidir; katılar fiziği gibi bir basınç alanı . Yüz birim basınçla birisi geliyorsa, onu durdurmak için yüz birim, ittirmek için daha fazlası gerekir . Basınç elliye çıktı, yüze çıktı; Özgür Özel sadece bekledi .

Halk çoktan başka bir yere geçmiş, liderlik hâlâ tabanın gerisinde kalıyor . Eski ekibin hâlâ "Kemal Bey öyle, çevresi böyle" diye konuşması bunun göstergesi .

Ve Özel'in bu tutumunun rastgele olmadığını anlamak için mecliste üstlendiği role bakmak yeterli: Fiziksel kavga çıktığında CHP'lilerle AKP'liler ayrı bir odaya geçiyor, karşılıklı özür diliyorlar; Özgür Özel arayı bulan adam . Bu meclis içi bir ritüel, ama aynı zamanda onun siyasal teamüllerinin özeti . Arayı bulan adam, barikatı da yıkmaz.

İleri Okuma

Paylaş