Yazı

Tamar Tanrıyar'dan Bilal Erdoğan'a: AKP'nin görünmeyen taht kavgası

Tamar Tanrıyar'ın Sabah'a saldırısıyla açılan çatlak ve Bilal Erdoğan'ın taht yarışında rakipsiz kalması, aynı iç hizip savaşının iki görünümü: biri medyada patlıyor, biri kabinede sızıyor.

Tamar Tanrıyar vakası, Erdoğan sonrası, yeni parti tartışması|İnan Demirel'in konuğu Bartu Bölükbaşı

İnan Demirel söyleşiye Tamar Tanrıyar'ın en taze hamlesiyle giriyor: kadın yeni bir video çekmiş, yine gazeteci olduğunu söylüyor, Cumhurbaşkanı'yla görüşmek istediğini, onay çıkarsa anlatacaklarını halka sunacağını duyurmuş . Bu çerçeve daha baştan yanlış: Tanrıyar gazetecilik süsü veren "sansasyonel bir propagandanın aparatı"ndan ibaret, üstünde durulması gereken kadının kişiliği ya da geçmişi değil . Sabah Grubu'nun savunması da bu okumayı doğruluyor aslında: Dilek Güngör aynı yazıda "Fuat Avni'leri gördük, onlarla mücadele ettik" diyerek Tanrıyar çıkışını FETÖ'nün eski sızıntı hattıyla bir tutmaya çalışıyor — kendini mağdur, saldırıyı da tanıdık bir düşmanın işi olarak sunan bir refleks.

Asıl mesele Tanrıyar'ın kimliği değil, ne söylediği: AKP'nin tek bir liderin altında homojen ve konsolide bir güç olduğu efsanesi, tam da bu türden sızıntılarla çatlıyor . Partide resmi bir istifa mekanizması bile yok — eleştiri ancak "görevden af istemek" gibi bir örtmece diliyle, resmî kanaldan değil fısıltı gazeteleri üzerinden sızabiliyor . Bülent Arınç'ın ya da Şamil Tayyar'ın arada bir belli bir kliğe karşı laf sokması da, Tanrıyar'ın çıkışı da aynı damardan besleniyor .

Peki bu borazanlık kimin adına çalıyor? İsim vermek spekülasyon olur, ama yön ortada:

Ya en azından doğrudan Berat Albayrak ailesini hedef aldığı için […] Berat Albayrak'ı da oradan hedef alan grup kimse AKP içerisinde, Berat Albayrak dışındaki seçeneklere yatırım yapılmasını isteyen grup kimse onların olduğunu söyleyebiliriz.
Demirel bu ismi tamamlıyor: hedefteki Sabah Grubu'nun başındaki Serhat Albayrak, hem kardeşi Berat Albayrak üzerinden hem grubun kendisi iktidarın "amiral gemisi" olması üzerinden çok güçlü bir isim ; Erdoğan'a bir tehlike belirdiğinde kalkanını açan yapı da tam bu grup . Tanrıyar'ın Sabah'ı ve Serhat Albayrak'ı hedef alma cesaretini nereden bulduğu sorusu , bu yüzden boş bir soru değil — Dilek Güngör'ün yazısında "boyu kısa, onların boyu yetmez" türünden bir ifadeyle üstü kapalı işaret ettiği isim de zaten Akın Gürlek .

Serhat Albayrak — Turkuvaz Medya'nın patronu

Berat Albayrak'ın beş yaş büyük ağabeyi. 2007'den beri Turkuvaz Medya Grubu'nun (Sabah, Yeni Şafak, ATV, A Haber, Daily Sabah) CEO'su. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler mezunu.

Demirel bir rutini de hatırlatıyor: Türkiye'de "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla tutuklanmak bakkaldan çekirdek alıp eve dönmek kadar sıradan hale gelmişken , Sabah'ı hedef almış bu kadın hakkında savcının tutuklama isteyip istemediği bile teyit edilemedi . İfade verip anında serbest kalması, hukukun ne kadar sorunlu bir düzlemde işlediğine dair kendi başına bir veri .

Tamar Tanrıyar dosyası

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya videoları üzerinden Tanrıyar hakkında "Cumhurbaşkanı'na hakaret" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" iddialarıyla resen soruşturma açtı. Tanrıyar, yurt dışından döndüğü Kuşadası'nda savcılığa teslim oldu; kısa süre sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Demirel bunu doğrudan bir soruya çeviriyor: bu göstergeler, Serhat Albayrak'ın ve temsil ettiği yapının iktidar içinde mevzi kaybettiği anlamına mı geliyor ? Cevap net: öyle görünüyor, ve son dönemde güç kazanan seçenek Bilal Erdoğan — zaten rakipsiz . Sahnede başka isimler de var: Hakan Fidan pek dile getirilmiyor ama var; Süleyman Soylu'nun bütün o skandallardan sonra bile toplumun belli bir kesiminde hâlâ ciddi bir karşılığı var, herhangi bir kriz anında yeniden devreye girebilir; Albayraklar da hâlâ oyunun içinde — nitekim bu Sabah-Tanrıyar çatışmasından önce de Berat Albayrak'ın gazeteleriyle Yeni Şafak arasında bir gerginlik yaşanmıştı .

Ama bu adaylar aynı kefede değil.

Bilal Erdoğan'ın gücü neredeyse hani spekülatif olacak ama bana kalırsa onda yedi gibi, diğer grup sanki onda üç gibi yani.
Bunlar yakın, denk güçler değil; bir taraf ağır basıyor ve her yeni "Tanrıyar" gibi olay dengeyi biraz daha o tarafa yatırıyor .
Erdoğan sonrası projeksiyonda yeniden, sanki bir şehzade gibi iktidara geçeceği bir yol açılmaya çalışılıyor gibi görüyorum.
Akın Gürlek de bu resmin dışında değil, içinde: kendi başına bir odak olma ihtimali zayıf; Gürlek, Bilal Erdoğan bloğunun bir parçası — tam da bu yüzden, AKP içindeki muhalefet şimdi ona dönüyor:
Sen reisin, koltuğuna göz dikiyorsun, şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın gibi argümanlar görüyorum Akın Gürlek'e karşı.

Akın Gürlek: savcılıktan bakanlığa

1982 Nevşehir doğumlu. Ekim 2024'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı oldu; İmamoğlu'nun tutuklanması, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in tutuklanması gibi büyük siyasi davaların savcılığını yürüttü. 11 Şubat 2026'da Yılmaz Tunç'un yerine Adalet Bakanı olarak atandı.

Örüntü yeni de değil: suça sürüklenen çocuklar davalarında da benzer bir kamplaşma görülmüştü, Adalet Bakanlığı ile ona karşı olanlar arasında ; ve bu iç kavganın asıl trajik yanı, gündemi CHP'nin değil AKP'nin kendi hizip savaşının belirliyor olması . Tamar Tanrıyar da tam bu kalıba giriyor — ROK'tan ya da 2008-2010 sürecinde benzer işi yapan Nagehan Alçı'dan hiçbir farkı yok; belli bir noktadan sonra hepsi görünmez oldu, kimse hatırlamıyor bile . On beş Temmuz öncesinin "bavullu gazetecileri" de aynı tetikçilik hattının parçasıydı . Farkı, bu sefer AKP'nin bunu CHP'den bağımsız olarak kendi kendine yapması — CHP de kendi bağımsız politikasını bir türlü kuramadığı için, sonunda Akın Gürlek karşıtı bu iç muhalefetin sözcüsü konumuna düşüyor .

Demirel bu tabloya kabinenin içinden gelen ayrı bir veri ekliyor. Nuray Babacan, Nefes gazetesindeki köşesinde AKP'nin Sapanca kampından bir sahne aktarmış: milletvekilleri boşanma davalarının uzunluğundan şikâyet edince Akın Gürlek, on ikinci yargı reformu paketine bu süreleri ciddi ölçüde kısaltacak bir düzenleme koyduklarını, meclise gönderdiklerini ama grupta bunun çıkarıldığını söylemiş . Demirel bu sahneyi doğrudan güç haritasına tercüme ediyor — hem de Bilal Erdoğan, Hakan Fidan ve Berat Albayrak'la birlikte Erdoğan sonrası lider namzedi diye sayılan bir isim söz konusuyken :

Demek ki o kadar da güçlü değil. Yani saraydan gönderilen bir yargı reformu paketini mecliste onların haberi olmadan çıkarmışlar, değiştirmişler.

İki sahne, tek kavga. Tamar Tanrıyar'ın Sabah'a uzanan borazanlığı, kimin kimi hedef aldığını göstererek hangi kanadın gerilediğini ele veriyor; Bilal Erdoğan'ın onda yedilik üstünlüğü ve Akın Gürlek'in kendi paketinin bile mecliste bozulması, aynı gerilemenin öbür ucundan görünüşü. Sabah'ta patlayan çatlak ile kabinede sızan çatlak, tek bir hizip haritasının farklı katları — biri medyada, biri devlet aygıtında, ama ikisi de aynı taht kavgasının izini taşıyor.

İleri Okuma

Paylaş